25 Mart 2017 Cumartesi   |   Giriş sayfam yap   |   Favorilere ekle   |   Gazete Manşetleri   |   Künye   |   İletişim   |   Sitene haber ekle   |   RSS    Üye Ol    Şifremi Unuttum
Üye Girişi
Zülfikar DOĞAN

korhaber@korhaber.com   
Tükenmez Kalem  
Cumhurbaşkanı Tarihi Fırsatı Nasıl Harcadı?
 E-posta ile gönder Yazdır Facebook Google TwitThis StumbleUpon del.icio.us Reddit NewsVine Ma.gnolia Technorati Digg Mixx
26 Ağustos 2016 Cuma   Yazı Boyutu

15 Temmuz darbe girişiminden sonra ortaya çıkan toplumsal uzlaşı, dayanışma ve birlik ortamının sürdürülmesi için, siyasi parti liderleri sürekli çağrılar yapıyor. Bu konuda en büyük özveride bulunan ve samimiyetle çaba gösteren siyasetçilerin başında CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu geliyor.

Uğradığı suikast girişimine rağmen, bu yaklaşımından ödün vermeksizin, bu tarihsel fırsatın yok edilmesine izin vermeyeceğini, ülkede barış ve kardeşliğin, ortak aklın, uzlaşı kültürünün egemen olması için, canını bile feda edebileceğini ilan etti.

Aynı samimiyeti, aynı dürüstlüğü, bu süreci siyasi fırsat olarak görmeme, siyasi nemalanma amaçlı kullanmama tavrını, başta Sayın Cumhurbaşkanı ve Başbakan olmak üzere, tüm siyasetçilerden beklemek en doğal hakkımız.

-Liyakat ilkesi çiğnenince…

Yargıya, bürokrasiye, Silahlı Kuvvetlere, üniversitelere ve diğer tüm kurum ve kuruluşlara yapılan atamalarda, görevlendirmelerde, terfi ve unvanlarda, liyakat ilkesinin çiğnenmesinin, “benden ve yandaş olsun, yakınım olsun, adamım olsun” tercihinin, ülkeyi ne hale getirdiğini hep beraber gördük. Birebir tanık olduk, acı ve yakıcı bir şekilde yaşadık.

Şimdi iktidar, Olağanüstü Hal yetkisiyle devlette topyekûn temizlik yapıyor. On binlerce kişi açığa alınıyor, atılıyor, tutuklanıyor…Meslekten ihraç ediliyorlar. Ehliyetleri, ruhsatları, uzmanlık, pilotluk, öğretmenlik, yargıç ve savcılık, polislik vs. belgeleri iptal ediliyor. Şirketler, kişilerin ve şirketlerin mal varlıklarına el konuluyor.

Tüm bunlar olurken, Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş başta olmak üzere iktidar sözcüleri, makam sahipleri, Kemal Kılıçdaroğlu’nun ısrarla vurguladığı; “Devlette yeni personel alımlarında, atamalarda artık liyakat ilkesinin esas olması, alnı secde gören, Hocaefendiye, Şeyhe, Şıh’a biat eden, parti liderine, partiye, güçlüye bağlılık ve biat kriterinin terk edilmesi, yerine anayasaya, hukuka, demokrasiye, Cumhuriyete, laikliğe, yasalara bağlılığın öncelik alması gerektiği” uyarılarına katıldıklarını söylüyorlar.

O zaman bu konuda beklenen nedir? Samimiyet, iyi niyet, herkese eşit mesafede olmak, partisel ve kişisel çıkarları geride tutmak, hak ve adalete harfiyen uymak, adil olmak!

Oysa filli durum ve gerçekler bunun tam tersi. Söylem ve eylem birliği yerine, söylem ve eylem tezatlığı apaçık ortada.

-AYM’de FETÖ’cülerden boşalan 2 üyelik ve tarihsel fırsat

Örneğin, Sayın Cumhurbaşkanının, Anayasa Mahkemesi’nde FETÖ’cü oldukları iddiasıyla açığa alınıp tutuklanan iki üyeden boşalan yerlere yapacağı atama, 7 Ağustos ruhunun benimsenip sürdürüldüğünü, 14 Temmuz’a kadar süregelen tavır ve tutumun terk edildiğini göstermek, toplumu bu konuda ikna edip, uzlaşıyı önemsediğini sergilemek adına “tarihsel bir fırsat” olabilirdi.

Ancak Yüksek Mahkeme’de FETÖ’cülerden boşalan iki üyeliğe yapılan atamalardan gördük ki, “benden olsun, yakınım ve adamım olsun” yaklaşımı, bariz bir şekilde sürüyor. Hem de hükümetin en çok yakındığı, tepki gösterip, en ağır tasfiyeye yöneldiği YARGI’da, bu tutum ve yaklaşım aynen devam ediyor.

Yargının siyallaşmasının, partizanlaşmasının, cemaatleşmesinin, iktidar ve güç yandaşlığı yapmasının ülkeye nelere mal olduğunu, yaşadık ve yaşıyoruz.

-Burhan Kuzu’nun söyledikleri…

AKP’li Anayasa Hukukçusu Prof. Burhan Kuzu, geçtiğimiz günlerde Habertürk’te katıldığı programda şunları söylüyordu:

“Kabul ediyorum. 2013’e kadar, 17-25 Aralık’a kadar, biz çok yanlış yaptık. Cemaatin yolunu açtık, onların her istediğini yerine getirdik. CHP’nin verdiği soru önergelerini, araştırma önergelerini, vekil çoğunluğumuzla reddettik, Cemaatin araştırılmasına, soruşturulmasına izin vermedik, koruduk. İktidardık ama bizim bürokraside, yargıda adamımız , kadromuz yoktu. Partimiz için kapatma davaları açılıyordu. Onların (Cemaatin) yargıdaki gücü sayesinde, bu kapatma davalarından kurtulduk.”

Demek ki iktidar, FETÖ’nün yargıdaki varlığından, gücünden haberdar. O gücü, yıllarca tepe tepe kullanmış! Ne zamana kadar? Ta ki yargıdaki o güç, 17-25 Aralık’ta kendilerine dönünceye kadar.

Yani AKP iktidarı, aslında yargıyı cemaatleştirme, partilileştirme, yandaşlaştırma konusunda hem çok ciddi bilgi sahibi hem de çok acı tecrübe sahibi. Şimdi bu yapıyı yargıdan tasfiye ederken, bu acı tecrübelerden ders almış olmaları gerekmez mi?

-Birlik, beraberlik, Yenikapı Ruhu…

15 Temmuz sonrası Sayın Cumhurbaşkanının “Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız” çağrılarıyla, iktidarı ve muhalefetiyle bir araya gelen 79 milyonun beklentisi de bu. Yani artık, yargı başta olmak üzere, devlette, orduda, camide, okulda, üniversitede, partizanlık, yandaşlık, adam kayırmaca, hamili kart uygulaması, tarikatçılık, cemaatçilik, müritlik, kapı kulluğu vb. olmasın.

Hak eden kazansın, işe alınsın, atansın. Başkana, Başbakana, Bakana vb. “sadakat” değil, Anayasaya, Hukuka, Adalete, Eşitliğe, Kardeşliğe ve en önemlisi Liyakate “bağlılık” esas olsun.   

Ama gerçek böyle mi? Hayır! Cumhurbaşkanının, Başbakanın, muhalefet liderlerini de davet edip vaat ettiği Yenikapı’daki gibi mi? Hayır!

Bu zemini, bu atmosferi, bu havayı ilk bozan kim olursa, sonra pişman o olur mu? Evet!

Yukarıda değindiğimiz gibi Sayın Cumhurbaşkanı “FETÖ’cülükten ihraç” gerekçesiyle boşalan 2 AYM üyeliğine atama yaptı. Kimleri atadı?

-Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ile AKP TBMM Danışmanı AYM üyesi…

Atanan isimlerden birisi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başdanışmanı Recai Akyel!

Diğeri ise, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Başbakanlığı döneminde, artık mazide kalan Çözüm Süreci’ni halka anlatmaları, toplumu sürece inandırıp, ikna etmeleri için, bizzat isim isim belirlediği Akil İnsanlar heyetinde yer alan ve Meclis Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nda, AKP’nin danışmanlarından biri olan Yusuf Şevki Hakyemez.

Erdoğan’ın AYM üyeliğine seçtiği Recai Akyel, bir hafta önce Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlığı görevine getirilmişti.

Ne tesadüf ki, YÖK’ün önerdiği üç isim arasında, daha bir hafta önce Cumhurbaşkanı Başdanışmanlığı’na getirilen Recai Akyel de yer alıyor. Cumhurbaşkanının üç isim arasından AYM’ye atayacağı yeni üyeler içinde, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı da olunca, diğer iki aday, “göstermelik, dolgu malzemesi, vitrin süsü” konumuna düşmüş olmuyor mu?    

AYM üyeliğine seçilen diğer isim Prof. Yusuf Şevki Hakyemez ise Meclis Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nda AKP’nin danışmanıydı. Karadeniz Teknik Üniversitesi Hukuk bilimleri öğretim üyesi Hakyemez, son dönemde Başkanlık Sistemi’ne verdiği destekle ön plana çıkan birisi.

Önümüzdeki dönemde bu anlayış ve yaklaşımla, boşalan pek çok kritik makama, unvana da aynı tarzda atamalara tanık olacağımız anlaşılıyor.

-Yenikapı Ruhuna Fatiha…

Ama, yargı, devlet, bürokrasi, Anayasa Mahkemesi, FETÖ’den temizlenip, “kendisinin” yapılmak, biatçı şekilde konumlandırılmak istenirken, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası, 241 demokrasi şehidi, 2 binden fazla Demokrasi gazisi vererek yakaladığımız birlik beraberlik havası, Yenikapı ruhu ilk ağır yarayı alıyor.

Oysa en azından tercihlerden birisi; kamuoyunun tanıdığı, zaman zaman Cumhurbaşkanını ve hükümeti bile eleştirmiş olan, ancak hukukçuluğu, bilgisi, deneyimi saygınlığı, yansızlığı ile temayüz etmiş, AYM üyeliğine atanması, içeride ve dışarıda yankı yaratacak isimler arasından seçilseydi, daha güzel ve anlamlı bir mesaj olmaz mıydı?

Sayın Cumhurbaşkanı, AYM üyeliklerine yaptığı bu atamalarla, Yenikapı ruhu adına tarihi fırsatı kaçırdı. 

 

 

 

 

Bu yazı 1270 defa okunmuştur. Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
  Toplam yorum 0   Onay bekleyen 0  


Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.
 

Bu yazı henüz yorumlanmamış...


 Yazarın Diğer Yazıları
 

 
 
Cumhurbaşkanı Tarihi Fırsatı Nasıl Harcadı?
 
Zülfikar DOĞAN
 
 
Türkiye-Rusya, yavaş normalleşme ve 2 ilk!
 
Duransel DOĞAN
 
 
TÜRKÇEMİZE SALDIRILAR VE NEDENLERİ
 
Talat SARAL
 
 
Epifiz Bezini En Çok Aktive Eden Madde Olan Manna
 
Yaşar ÖZKAN
       
  3,6143   3,9060  
       
  90,383   144,5878  
  Ankara
Cumartesi Pazar Pazartesi
6 / 20 °C 7 / 17 °C 6 / 15 °C
Başkanlık Sistemi hakkında ne düşünüyorsunuz?
Destekliyorum
Desteklemiyorum
Kararsızım
Hiç bir bilgim yok
 Sonuçları göster     Tüm anketler   
02/04/2016 30/03/2016
01-04-22-29-37-44 06-12-17-21-22-14
31/03/2016 28/03/2016
02-06-18-36-46-53 06, 07, 09, 27, 30, 34, 42, 44, 51, 53, 54, 55, 57, 61, 65, 68, 70, 71, 72, 73, 77, 80
Koç 21 Mart - 20 Nisan
Bugün oldukça aktif bir yapı sergiliyorsunuz. Henüz oluşturamadığınız olayların alt yapısı üzerinde çalışmalar yapıyorsunuz. ...
 
 
         
         
  Kor Haber'de yayınlanan içerik kaynak belirtilmeden kullanılamaz.  Kaynak belirtilerek yayınlanan içerik ilgili kaynağa aittir ve kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma aittir. Başka kaynaklardan alınan içerik ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Kor Haber sorumlu tutulamaz.   RSSiGoogle'a EkleFacebook'ta Korhaber